Ara

Beyni Olmasa da Hareket Eden Robotlar: Teknoloji Sınırları Zorluyor!

Teknoloji dünyasında çığır açan bir gelişme yaşandı. Türkiye'de faaliyet gösteren Teknoscope olarak, bilim insanlarının tek hücreli canlılar boyutunda, 3D yazıcı ile ürettikleri ve 'beyin' olmadan hareket edip yön bulabilen robotları sizler için derledik.

Yapılan araştırmalara göre, bu mikroskobik robotlar yaklaşık 0.5 ila 5 mikrometre boyutunda ve saniyede 7 mikrometre hızla hareket edebiliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, bir insan saçı ortalama 70 ila 100 mikrometre kalınlığındadır. Bu da üretilen 3D robotların ne kadar küçük olduğunu gözler önüne seriyor. Bu minik cihazların üretimi, günümüzdeki teknik imkanların sınırlarında yer alıyor.

Asıl dikkat çekici nokta ise, bu mikrorobotların sensör, motor, işlemci veya harici bir kontrol olmaksızın nasıl hareket edebildiği. Bu robotlar, kendi şekilleri ve çevreleriyle olan etkileşimlerine dayanarak ilerliyor. Hareket mekanizmaları, benzer biyolojik canlılardan esinlenmiş.

Araştırmacılar, solucanlar ve yılanlar gibi hayvanların hareket ederken sürekli şekillerini adapte etmelerinin, çevrelerinde gezinmelerine yardımcı olduğunu belirtiyor. Ancak şimdiye kadar mikrorobotlar ya küçük ve sert ya da büyük ve esnek olabiliyordu. Bilim insanları, laboratuvar ortamında küçük ve esnek mikrorobotlar üretmenin mümkün olup olmadığını merak etmişler.

Mikrorobotlar, bir elektrik alanına maruz kaldıklarında hareketleniyor. Zincir benzeri yumuşak yapıları sayesinde çeşitli şekillerde hareket edebiliyorlar. Araştırmacılar, robotun şekli ve hareketi arasında sürekli bir geri bildirim olduğunu keşfetmişler: şekil hareketini etkilerken, hareketleri de şeklini değiştiriyor. Bu sayede mikrorobot, çevrenin bedenini nasıl değiştirdiğini algılıyor ve buna tepki veriyor, bu da ona canlı bir görünüm kazandırıyor. Bu durum, akıllı yetenekler entegre etmek için mikroskobik elektroniğe olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.

Ekipteki bir araştırmacı, robot yavaşladığında veya durduğunda, sanki özgür kalmak istiyormuş gibi kuyruğunu sallamaya başladığını gözlemlemiş. Bu durum, arkadaki parçaların hala hareket etmek istemesiyle açıklanıyor ve esneklik sayesinde bunu başarabiliyorlar.

Bu minik robotların tıp alanında büyük bir potansiyeli bulunuyor. Boyutları ve doğal hareket kabiliyetleri, hedefe yönelik ilaç dağıtımı, minimal invaziv cerrahi ve teşhis gibi alanlarda onları ideal adaylar haline getiriyor. Ancak, hareketlerine tam olarak neyin sebep olduğunu ve onlardan ne gibi yetenekler elde edilebileceğini anlamak gibi daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.

Önceki Haber
AMD'den Yapay Zeka Hamlesi: Gemma 4 Modeli Artık Tüm GPU ve CPU'larla Uyumlu!
Sıradaki Haber
Windows 11'de Zorunlu Güncelleme Dönemi: Yapay Zeka Karar Verecek!

Benzer Haberler: