Ara

AB’nin ‘Yapay Zeka Balonu’ Sırrı: Trump’a Karşı Koz Mu?

Avrupa Birliği'nin (AB) teknoloji düzenlemeleri ve soruşturmalarına yönelik artan sert tutumu, ABD ile olan teknoloji savaşında AB'yi Donald Trump'a karşı 'gizli silah' sahibi yapabilir. ABD, AB'deki bazı büyük hizmet sağlayıcılara kısıtlama tehdidinde bulunarak, bu durumu AB'nin teknoloji yasalarına bir misilleme olarak sundu.

ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), yaptığı bir açıklamada, Spotify, Accenture, Amadeus, Mistral, Publicis ve DHL gibi dokuz şirketi aniden ABD-AB teknoloji mücadelesinin içine çektiğini belirtti. USTR'a göre, Avrupa Birliği ve bazı üye ülkeler, ABD'li hizmet sağlayıcılara karşı ayrımcı ve taciz edici dava, vergi, para cezası ve direktiflere devam ediyor.

Bu gerilim, Elon Musk'ın X platformunun, AB'nin en katı teknoloji düzenlemelerinden biri olarak kabul edilen Dijital Hizmetler Yasası'nı ihlal ettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırılan ilk teknoloji şirketi olmasının ardından geldi. Trump yönetimi, AB'nin X'e maksimum cezayı vermemiş olmasını yeterli bulmayarak, 140 milyon dolarlık cezayı X ve kullanıcılarının 'sansürlenmesi' olarak nitelendirdi.

Bu gelişmelere yanıt olarak Avrupa Komisyonu (AK) bir sözcüsü, AB'nin teknoloji düzenlemelerini savunmaya devam edeceğini ve aynı zamanda AB'nin ağustos ayında ABD ile yaptığı bir ticaret anlaşmasından doğan yükümlülükleri de yerine getireceğini belirtti. Sözcü, AB'nin tüm şirketler için eşit ve adil kurallar uyguladığını, güvenli, adil ve eşit bir oyun alanı sağladığını vurguladı.

'Yapay Zeka Balonu' Trump'ı Zor Durumda Bırakabilir mi?

USTR, AB'nin, ABD'li şirketlerin AB vatandaşlarına önemli ölçüde ücretsiz hizmetler sunduğunu ve AB şirketlerine güvenilir kurumsal hizmetler sağladığını, bununla birlikte Avrupa'da milyonlarca işi ve 100 milyar doların üzerinde doğrudan yatırımı desteklediğini göz ardı ettiğini öne sürdü.

Trump'ın 'yurt dışı gasp' olarak nitelediği Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik bu durumu durdurmak isteyen ABD, AB hizmet sağlayıcılarına karşı harekete geçmeye hazır olduğunu bildirdi. USTR, AB'nin ayrımcı yollarla ABD'li hizmet sağlayıcıların rekabet gücünü kısıtlamaya devam etmesi halinde, ABD'nin elindeki tüm araçları kullanarak bu makul olmayan önlemlere karşı koymak zorunda kalacağını belirtti.

Trump yönetiminin kasım ayında yayınladığı bir ulusal güvenlik raporu, AB'nin teknoloji endüstrisindeki aşırı düzenlemelerin hem ekonomisini hem de askeri gücünü baltalayabileceği gerekçesiyle AB'nin 'güvenilir' bir müttefik olarak ne kadar süreyle kalabileceğini sorgulamıştı. Raporda, AB'nin bu tür düzenlemelere 'iki katına çıktığı' iddia edilerek, AB'nin 20 yıl içinde tanınmaz hale geleceği öngörülmüştü.

Ancak rapor, Avrupa'nın ABD için stratejik ve kültürel olarak hayati önem taşıdığını da kabul ediyordu. Transatlantik ticaretin küresel ekonominin ve Amerikan refahının direklerinden biri olduğu belirtilen raporda, Avrupa'nın imalattan teknolojiye ve enerjiye kadar birçok sektörünün dünyanın en güçlüleri arasında yer aldığı vurgulanıyordu.

AB'deki bazı uzmanlar, bu durumu AB'nin lehine kullanabileceğini ve hatta ABD'deki 'yapay zeka balonunun' patlama tehdidini kullanarak Trump'ı AB'nin teknoloji yasalarından vazgeçirmeye zorlayabileceğini öne sürüyor.

AB 'Yapay Zeka Balonunu' Patlatabilir mi?

Yapılan bir değerlendirmeye göre, ulusal güvenlik raporu AB'nin ABD ile savaşması gerektiğini, aksi takdirde 'yok olacağını' açıkça ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, AB'nin bu mücadeleyi kazanmak için kullanabileceği iki güçlü kozu olduğunu belirtiyor.

Piyasa analistleri şu anda bir 'yapay zeka balonu' konusunda endişeli. ABD'nin yapay zeka yatırımları, 2030 yılına kadar olası getirilerini fazlasıyla aşmış durumda. Yapay zeka gibi yenilikçi teknolojilerin uygulanması konusunda uzman bir profesöre göre, yapay zekanın en büyük sorunu, herkesin teknolojinin ne kadar faydalı olabileceğini hayal etmesi ancak henüz nasıl para kazanılacağını tam olarak çözememiş olması. Eğer piyasa inancını koruyabilirse, bu teknolojinin olgunlaşması, maliyetlerin düşmesi ve şirketlerin iş modellerini bulması için gerekli zamanı satın alabilir. Ancak ABD şirketleri, yapay zeka umduklarından daha hızlı büyüse de, beklentilerin altında kalırsa zarar edebilir.

Bu noktada, sadece yapay zeka şirketlerinin değil, potansiyel olarak Trump'ın tüm destekçilerinin de risk altında olduğu belirtiliyor. ABD'nin şu anda 'güvenilmez ekonomik zeminde' olduğu ve yapay zeka yatırımlarının, yılın ilk yarısındaki GSYİH büyümesinin neredeyse tamamını (%92) oluşturduğu ifade ediliyor. Trump destekçilerinin emeklilik fonlarının, balonun hassas hayatta kalmasına bağlı olduğu vurgulanıyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu zayıflığı, Amerika'nın en büyük yapay zeka oyuncularından biri olan Nvidia'yı hedef alarak ve ardından Trump'ın nefret ettiği teknoloji yasalarının uygulanmasını artırarak ilk olarak kullanabilir. Hollandalı şirket ASML'nin mikroçip üretim makineleri üzerindeki küresel tekelini elinde bulundurduğu ve Nvidia'nın dünyanın en değerli şirketi olarak kalabilmesi için bu makinelere ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. ABD GSYİH'sı büyüme için yapay zeka yatırımlarına bağımlı kalmaya devam ederse, von der Leyen bu teknolojideki ihracat kısıtlamalarını bir 'kaldıraç' olarak kullanabilir ve ABD ekonomisinin ne kadar genişleyip daralacağını kontrol edebilir. Bu makinelerin engellenmesinin Avrupa için zor ve Hollanda ekonomisi için aşırı acı verici olacağı, ancak Trump için çok daha acı verici olacağı ifade ediliyor.

Uzmanlar, AB'nin atabileceği bir diğer adımın ise daha 'kolay' olacağını düşünüyor. Google ve Meta gibi devlere karşı açılan davalarda ortaya çıkan yanlış yönetilen verilerle ilgili kanıtlara dayanarak teknoloji düzenlemelerinin uygulanmasını daha da sertleştirebilir. Örneğin, Meta'nın AB'nin Genel Veri Koruma Tüzüğü'nü (GDPR) ihlal etmiş olabileceği düşünülüyor. Bu veri özgürlüğü, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka modellerini herkesin verileriyle eğitmelerine olanak tanıyor, ancak bu durum Avrupa'da yasa dışı. Avrupa'da şirketlerin kişisel verileri nasıl kullandıklarını dikkatlice kontrol etmeleri ve hesap vermeleri gerekiyor.

Bu adımın aynı zamanda, teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarını güvence altına almasını zorlaştıracağı, çünkü bu şirketlerin 'yapay zeka araçlarının Avrupa'nın değerli pazarlarına erişiminin engellendiğini' açıklamak zorunda kalacakları öne sürülüyor. X'e yönelik para cezasına verilen tepkinin 'aşırı' olduğu belirtilirken, von der Leyen'in her iki cephede de ilerlemesi çağrısı yapılıyor ve 'yapay zeka balonunun bu çift şoka dayanmasının pek olası olmadığı' ve Trump'ın onay oranlarının da muhtemelen bunu kaldıramayacağı öngörülüyor. Artan denetimle başa çıkmak yapay zeka ilerlemesini tehdit ederse, teknoloji firmalarının Trump'ı geri adım atmaya zorlama olasılığı da bulunuyor.

Google ve Meta gibi büyük teknoloji firmalarının yapay zeka balonunun patlamasından 'yalıtılmış' olabileceği düşünülse de, Google CEO'su Sundar Pichai'nin bu konuda emin olmadığı görülüyor. Pichai, yapay zeka yatırımları yeterince hızlı geri dönmezse, 'hiçbir şirketin muaf olmayacağını, bizim de dahil olduğumuzu' belirtti.

Önceki Haber
Elektrikli Araçlarda Devrim: Donut Lab Motorları ve WATT Bataryaları Bir Arada!
Sıradaki Haber
Yarı İletken Ekipman Satışları 2027'ye Kadar 156 Milyar Dolara Ulaşacak: Çin, Tayvan ve Kore Öncülüğünde Yoğun Talep

Benzer Haberler: