ABD yönetimi, enerji projeleri, kritik mineraller ve yarı iletken tedarik zincirlerini hedefleyen 4 trilyon dolarlık gönüllü bir yatırım konsorsiyumu oluşturmayı planladığını duyurdu. Bu girişim, mevcut tedarik zincirlerinin güvenliğini artırmayı ve dışa bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor.
Ekonomik büyüme, enerji ve çevre konularından sorumlu dışişleri bakan yardımcısı, bu fonun "Pax Silica" girişiminin bir uzantısı olduğunu belirtti. Daha önce Aralık 2025'te başlatılan bu girişim, müttefik ülkelerin yapay zeka ve çip üretimi altyapısına erişimini güvence altına almayı hedefliyordu.
ABD hükümeti, konsorsiyuma 250 milyon dolarlık bir başlangıç yatırımı yapacak ve sermaye havuzunu yönetecek. Yatırıma öncülük eden kuruluşlar arasında SoftBank, Singapur'un Temasek ve Abu Dabi'nin Mubadala Investment Co. gibi küresel varlık yönetimi devleri bulunuyor. Bu kuruluşlar, toplamda 1 trilyon doların üzerinde bir varlık yönetiyor. Konsorsiyuma ayrıca ABD'nin yanı sıra Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve İsveç gibi ülkelerin egemen varlık fonları da katılacak.
Pax Silica girişimi şu anda Japonya, Güney Kore, İsrail, Hollanda, İngiltere, Avustralya, Hindistan ve Yunanistan gibi 13 ülkeyi kapsıyor. Girişim, nadir toprak madenciliğinden çip üretim araçlarına ve yapay zeka model dağıtımına kadar tüm yarı iletken tedarik zincirini kapsıyor. Yatırım konsorsiyumunun temel odağının, küresel çip tedarik zincirini destekleyen minerallerin, limanların, fabrikaların ve enerji varlıklarının müttefik ülkelerin kontrolünde kalmasını sağlamak olduğu ifade edildi.
Enerji güvenliğinin de bu girişimin bir parçası haline gelmesi dikkat çekici bir gelişme. Özellikle önemli geçiş noktalarındaki tedarik zinciri kesintilerinin yaşattığı zorluklar ve gelecekteki çatışmalarda fiziksel altyapının potansiyel hedef olabileceği endişeleri bu genişlemeye neden olarak gösteriliyor. Dışişleri Bakanlığı ayrıca, müttefik hükümetlerin ABD yapımı yapay zeka yarı iletkenlerini daha hızlı almalarını sağlamak için bir "özel hizmet" de pilot olarak uygulamaya koydu.
4 trilyon dolarlık hedefin oldukça iddialı olduğu ve bu rakama nasıl ulaşıldığı veya nasıl hayata geçirileceği henüz net değil. Karşılaştırma yapmak gerekirse, ABD'nin 250 milyon dolarlık başlangıç yatırımı, hedefin yalnızca yüzde 0.00625'ini oluşturuyor. Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre, geçen yılki toplam küresel doğrudan yabancı yatırım 1.6 trilyon dolar civarındaydı.
Geçen yıl Çin'in nadir toprak mineralleri ve mıknatıslar üzerindeki ihracat kontrolleri, bu alandaki aciliyeti artırmıştı. Pekin'in küresel nadir toprak işleme kapasitesinde büyük bir paya sahip olması, çip üreticileri ve bu tedariklere bağımlı elektronik şirketlerinde endişeye yol açmıştı. Yeni iç ve müttefik mineral tedarik zincirlerinin hayata geçmesi, fonlama sağlansa bile yıllar sürecektir.